Site Haritası

Haftanın Alıntıları

"Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır; insanoğlunun kızamığıdır."

Albert Einstein, 1934

"İnsanlık milliyetçilikten arınıncaya kadar dünyada barış olmayacaktır."

George Bernard Shaw

Gündem

Ermeni Soykırımı

Azınlık Vakıfları ve Din Özgürlüğü

Irak ve Ortadoğu

Avrupa Birliği

Ege ve Kıbrıs

Duydunuz mu:

Birkac gün öncesine kadar büyük reklamlarla her yerden duyurulan Türk Tarih Kurumu baskanı Halaçoğlu ve Ermeni soykırımı tarihçisi Sarafyan arasında yapılacak olan buluşma iptal edildi. Neden mi? Taraflardan birisi arşiv belgelerinin tümünü ortaya koymayı reddetti. Kim reddetti? Türk Tarih Kurumu. Yıllardır yalnızca 
kendilerinin kontrolünde olan ve yalnızca "onaylanmış" tarihçilerin girebildiği (evet, o meşhur "arşivlerimiz açık" tarzı laflar bariz birer uydurmacadır) arşivlerde hala saklamak istedikleri belgeler kalmış olabilir mi?
...devam

Türk Milliyetçiliğinin Tarih Uydurmacaları


"Türkler tarihte 16 imparatorluk kurmuşlardır."

önceki sayfadan devam:

-
"Büyük Hun İmparatorluğu"

Deniliyor ki bu "imparatorluk Türklerin kurduğu ilk büyük devlettir." Öyle midir? Elimizdeki tek geçerli kaynaklar Çin kaynakları (orta asya göçebelerinin yazılı bir dili ya da tarihçilikten haberleri yoktu). Peki ne diyor bu kaynaklar? Kuzeyin steplerinde yaşayan göçebe kabilelerin kısa bir süre için güç kullanılarak birleştirildiğini, ve bu birlik sağlandıktan sonra kendi topraklarına sürekli saldırıldığını yazıyor. Bu işi "başaranlar" "Türktür" deniliyor mu? Hayır. Bir şehir kurmuş mu, felsefe üretmiş mi, mimari bir dünya harikası mı icad etmiş bu geçici kabile konfederasyonu? Hayır elbette. Neresi "devlet" oluyor bu oluşumun? Yağma ve yıkımdan başka övünülecek ne yapmış "Büyük Hun İmparatorluğu"?

Bakın, çok güzel cevaplar var:

"Ordu örgütlenmesinde 10'luk sistem Mete döneminde oluşturulmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Batı uygarlıkları bu sistemi Türkler'den almıştır."

10'luk sistemin "batı"ya orta asyadan geldiği konusunda tartışılmaz bir kanıt bulunmamaktadır. Bunu savunan tarihçiler de, bu sistemin Türkler ile ilgili herhangi bir kaynaktan değil, bu sistemi kullanan Moğolların istilalarından sonra gerçekleştiğini yazıyorlar. Ayrıca, gayet ayrıntılı olan Çin kaynaklarında da 10luk sistemden bu dönemde bahsedilmiyor. Bu teori dogruysa dahi, sistemi "ilk kimlerin icad ettiği" (Moğollar mı, Türki kabileler mi, bir başka komşuları mı?) tarihin derinliklerinde tamamen kaybolmuş bir konudur. Her durumda, askeri tarih açısından 10luk sistemin kaçınılmaz bir devrim veya bir ilerleme olduğunu, başka sistemlerden üstün olduğunu söylemek ancak spekülasyondur. Hunlardan binlerce yıl önce Mısır'da, Mezopotamya'da bu sistemden çok daha ayrıntılı, düzenli, ve etkili askeri oluşumlar vardı, kendimizi kandırmayalım.

"Hun akınlarına karşı tarihi Çin seddi yapılmıştır."

Bütün "uygarlığa katkı" tartışmalarının şüphesiz en güzeli bu olmalı. Dünyanın o dönemde en gelişmiş toplumlarından biri altın çağını yaşarken bütün kaynaklarını, milyonlarca insanının hayatını, yüzyıllarını tamamen anlamsız bir savunma duvarı örmek için harcıyor ve düşüşe geçiyor. Biz ne yapıyoruz? Gereksiz yere ölen milyonlar için, sanata, bilime harcanacak enerjinin çöpe atılması nedeniyle, dünyayı değiştirebilecek icatların yüzyıllarca ileri atılması nedeniyle üzülüyor muyuz? Yok canım! Övünüyoruz! Dünya tarihinin en büyük kaynak ve insan israfı için, "bakın bunu bizden korktukları için yaptılar, ama yine de onları istila edip yağmalamayı başardık" diye övünüyoruz! Hangi aklı başında insan böyle bir örnek göstererek övünür? Türk milliyetçiliğinin düşük standartlarına rağmen şaşılacak bir örnek bu, ve her yerde duyarız. Bravo!

"Kavimler Göçünün başlamasında Hun devletinin yıkılışı ilk etkendir."

Muhteşem bir örnek daha. Kavimler göçünün tam başlama nedenleri hala tamamen kesinleşmiş değil, ama milliyetçilerimizin fantezisini bozmayalım, diyelim ki bu doğrudur ve bakalım ne güzel şeyler ortaya çıkmış:
Kavimler göçü sırasında yüzlerce ayrı kabile ve kavim, birbiri ardına topraklarını kaybederek göçe başlamış, yolda bir kısmı katledilmiş, geçtikleri yerlerde de bir yıkım ve katliam izi bırakmışlar. Varacakları yere varınca ne olmuş peki? Bu defa bir önceki örneğe benzer ama dünyanın diğer ucunda uygarlığının doruklarında olan, bilim, mimari, hukuk, vb. pek çok alanda altın çağını yaşayan Roma İmparatorluğu ard arda gelen istilalar karşısında gittikçe gerileyerek nihayet yok olmuştur. Sadece Avrupa'da değil, bütün Avrasya topraklarında bir kaç önemli istisna haricinde "karanlık çağlar" başlamıştır. Roma döneminin kaybedilen buluşları ve toplumsal dinamizminin yeniden yakalanması yüzyıllar sonra gerçekleşebildi. İşte bununla övünüyor milliyetçilerimiz! Dünyanın sadece bir ucunda değil, her iki ucunda ileri uygarlıkların çöküşünü hazırlamakla övünülmekte! Ne diyelim, yine bravo!

Ama durun daha yeni başlıyoruz, buyrun devam edelim...

...devam
1 * 2 * 3 * 4 * 5 * 6 * 7 * 8 * 9 * 10 * 11 * 12

Tarih mi, propaganda mı?

Türk milliyetçiliğinin yaydığı tarih uydurmacaları

Türkiye topraklarındaki tarih yıkımı

Bizi aptal yerine mi koyuyorlar?